Mehmet Özdilek'ten CRI TÜRK'e Özel Açıklamalar

Mehmet Özdilek'ten CRI TÜRK'e Özel Açıklamalar

A Milli Takım'ın ve Beşiktaş'ın efsane futbolcuları arasına girmiş olan ŞİFO lakaplı Mehmet Özdilek'i CRI TÜRK'te 'Spor Hikayeleri' programında çok samimi açıklamalarda bulundu.

İşte Mehmet Özdilek'in Açıklamaları;

AMATÖR LİG'DE İKEN BEN BEŞİKTAŞ'TA OYNARIM DEDİM

Samsun Ladikspor'da amatör ligde oynarken, hafta sonu arkadaşlarımla birlikte Samsunspor-Beşiktaş maçını izlemeye gittik. Maç 2-2 bitti. Televizyondan gazetelerden takip ettiğiniz oyuncuları bu kez canlı izleme şansım olmuştu ve ben arkadaşlarıma bunlar böyle oynuyorsa ben bu takımda rahat oynarım diyorum ve 3,5 yıl sonra Beşiktaş'a transfer oluyorum, gerçekten çok enteresan bir şey…

ANNEMİN PAYI ÇOK BÜYÜK

Eskiden futbolda şimdiki imkanlar yok. Annemin bende çok büyük emekleri var. Bir gün bana eğer futbolcu olmak istiyorsan en iyisi olacaksan hakkımı hala ediyorum dedi. O söz benim kafamda çok önemli yer teşkil eder. Olduk mu derseniz olduk.

ŞİFO LAKABINI MARAŞ HALKI TAKTI

17 yaşımda ilk defa ailemden ayrıldım. Samsun Ladikspor'dan Kahramanmaraşspor'a transfer oldum. O dönem Belçika milli takımımda oynayan Enzo Scifo vardı. Dünyada ses getiren oyunculardan bir tanesi idi. Saha içindeki oyun anlayışı, sorumluk yetenek vs birbirimize çok bağdaştırdılar. O dönem itibariyle Maraş halkı bana Şifo Mehmet lakabını taktı. Şifo, Mehmet'in önüne geçti. Bundan rahatsızlık duymadım. Birbirini çok tamamlayan unsur oldu. Hatta kolaylıkta sağladı. Çünkü lakaplar insanların aklında çok daha rahat kalır.

ÜNİVERSİTE İÇİMDE HEP BİR UHDE

Benim genlik dönemindeki şartlarda ya üniversiteyi seçecektim ya futbolu. İkisine birden o dönem ki şartlar el vermiyordu. İlk sınavı kazandım. İkinci sınavı bilerek pas geçtim. O döneme göre futbolu seçerek doğru yapmıştım. Ama üniversite hayali içimde hep bir uhde olarak kalmıştır.

TÜRK ANTRENÖRLERİNİN EKSİĞİ PAZARLAMA

Türk antrenörlerinin kendilerini çok geliştirdiğini düşünüyorum. Avrupa'ya açılamama sebeplerinden biri pazarlama unsuru. Biz kendimiz çok pazarlayan bir ülke değiliz. Tam tersi çeken bir ülkeyiz. Aman hoca gitmesin, ben burada tutayım onu, çok başarılı olmasın olgusuyla hayata bakan bir tipiz.

TÜRK FUTBOLUNDA İŞLEYİŞ DOĞRU DEĞİL

Ülke futbolda karar verici yetkim olsam, işleyişi tamamını değiştirmek isterdim. Günümüzde her şey ilişkilere dayalı. İlişkileriniz iyi ise her şey çok kolaylaşıyor. Bunun yansımalarını geçmişten günümüze çok aşikâre şekilde gördük. Kendin bilgin donanımın becerinle bir yerlere gelmiyorsun. Birilerinin desteği ile geliyorsun. O zamanda gerçekçi ortamda yarışmıyorsun demektir. Ben hep şunu söylüyorum. Tabiki futbolu futbolun içinden gelenler yönetmeli. Futbolun içinden gelen insanlar, karar mekanizmasında, karar veren insanların yanında olmalı. Şimdi futbolda karar veren insanların içinde bir tane sporculuktan gelen kişi var mı? yok. Kulüplere de bakın, federasyonda da bakın. Dolayısıyla bizlerden iyi karar verme şanları yok ama sorsanız bizlerden daha iyi karar veriyorlar.

35 YAŞINDA PSG'DEN TEKLİF ALDIM

Şampiyonlar Ligi'nde Paris Saint Germain ile deplasman karşı karşıya geldik. Maçı 2-1 kaybettik. Maçta müthiş oynadım, Tek golümüzü de ben attım. Maçtan sonra ilk defa bana resmi teklif yapıldı. PSG yetkililerinden talep geldi. Biz senle anlaşmak istiyoruz. Benim yaşımın 35 olduğunu duyunca çok şaşırdılar. Kusura bakmayın çok genç gösteriyorsun biz seni 25-26 yaşında biliyorduk dediler.

MİLLİ TAKIM'DA TEKNİK DİREKTÖRÜN HER ZAMAN BİR TÜRK OLMASINDAN YANAYIM

Fatih hocanın ayrıldığı süreç çok sağlıklı bir süreç değildi. Yaşanılanları işin içine katmıyorum. Çünkü iyi bir ivme yakalamıştı milli yakım. Belki de dünya kupasına gidecektik. Bu süreçten sora yapılan değişim sorası bu durum yeni gelen Teknik direktör içinde kolay değildir. Ama ben Türk Milli Takım'ın başında her zaman bir Türk antrenörün olmasından yanayım.

Video Link: https://www.youtube.com/embed/aehHNTggE8U