Cem Küçük: Beşar Esad'ın Daha Fazla İnsan Öldürmesine İzin Verilmemeli

Cem Küçük: Beşar Esad'ın Daha Fazla İnsan Öldürmesine İzin Verilmemeli

Rusya ve İran büyükelçilerinin Astana süreci çerçevesinde çatışmasızlık bölgesi ilan edilen İdlib'deki gelişmelerle ilgili olarak Türkiye Dışişleri Bakanlığı'na çağrılmasını yorumlayan Türkiye Gazetesi Yazarı Cem Küçük "Esad'ın daha fazla insan öldürmesine izin verilmemeli" dedi.

CRI TÜRK FM'de yayınlanan "Günün Yorumu" bölümünde Suriye'deki son durumu değerlendiren Cem Küçük şunları söyledi:

 "Beşar Esad güçlerinin Doğu Guta'da 161 kişiyi öldürmesi, Rusya'nın buna havadan destek vermesi bazı soru işaretlerini gündeme getirdi. Rusya bu bölgede Türkiye'nin işbirliği yaptığı bir ülke. Bu nedenle Türkiye'nin Rusya'yı kaybetme durumu söz konusu olmaz. Bu mesele aşılacaktır ancak Esad güçlerinin durduk yere 161 kişiyi öldürüp Doğu Guta'da katliam yapması kabul edilemez.  Burada bir sıkıntı olduğu kesin.  

"Suriye rejimi ABD ve Türkiye'nin desteklediği Özgür Suriye Ordusunu (ÖSO) zayıflatıp YPG'yi masaya oturtmak için bu adımı atıyor" ya da Esad'ın Rusya'nın himayesiyle beraber, muhalif güçleri zayıflatmak için benzer şeyleri yaptığı yönünde yorumlar var. Bunlar ne kadar doğru önümüzdeki günlerde göreceğiz.  Türkiye ve Rusya bu meseleyi ivedilikle çözüme kavuşturmalı.  Suriye'de insanların ölmemesi bile büyük aşamaydı.  Esad'ın daha fazla insan öldürmesine izin verilmemeli.  Kimsenin ölmemesi buradaki ateşkesin birinci kuralı.

YPG meselesi Türkiye için önemli aynı şekilde Cenevre ve Soçi görüşmeleri de. ABD'nin YPG'yi masaya oturtmak gibi bir niyeti olabilir. Rusya bunu ister mi görmek lazım. Türkiye YPG'yi ne masada ne sahada istemiyor. Birileri de "biz de Özgür Suriye Ordusunu istemiyoruz" diyorsa bu da ayrı bir tartışma konusu."

2019 seçim sürecinde AK Parti-MHP ittifakını değerlendiren Cem Küçük, "Bu ittifak Türkiye'nin adım attığı kalkınma sürecinin ilk işareti" dedi. 

"TÜRKİYE YERLİ VE MİLLİ UNSURLARLA YENİDEN KALKINACAĞI BİR SÜRECE GİRDİ"

"Yerli ve milli unsurlarla beraber Türkiye'nin yeniden kalkındığı ve yapılandırıldığı aynı zamanda milli unsurların test edileceği yeni bir döneme giriyoruz. AK Parti-MHP ittifakı bu yeni sürecin ilk işaretidir. Türkiye'nin çıkarları için milli duruş sergileniyor. Bu strateji Türkiye'nin hem kurtuluşu hem de dışarıdaki terörist unsurlara karşı birlikte olma adımıdır. Devlet Bahçeli 2019 Cumhurbaşkanlığı sürecinde kurucu irade gibi davranıyor. CHP, HDP diğer partilerin bu yeni sürece destek olacağını söylemek zor."