'Avrupa'ya Türk Operasını Tanıtmalıyız'

'Avrupa'ya Türk Operasını Tanıtmalıyız'

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Murat Karahan, Türk opera eserleri yapmanın önemine değinerek, "Çok ciddi tarihi zenginlik ve çeşitlilik var Anadolu topraklarında. İşte bu bizim ana kaynağımız olacak. Biz Avrupa'da ve dünyada olmayan bu melodik zenginlik, çeşitlilik içerisinde, uluslararası formlarda eserler ortaya koyup Avrupa'ya Türk operasını tanıtmalıyız." dedi.

Türkiye'de opera ve bale sanatlarına ilişkin gelişmeler hakkında AA muhabirine açıklamada bulunan Karahan, yapılan çalışmalar konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Son olarak dünyanın en önemli opera salonlarından biri olan İtalya'daki Arena Di Verona'da verdiği konserde Nessun Dorma'yı yorumlayan ve konser sonrası yürüdüğü Piazza Bra caddesinde kendisini fark eden müzikseverler tarafından uzun süre alkışlanan sanatçı, yaşadığı bu durumun mutluluk ve gurur verici olduğunu, bir Türk sanatçı olarak Türkiye'yi bu şekilde onur ve gururla temsil etmekten mutluluk duyduğunu belirtti.

Karahan, genel müdürlük görevine geldikten sonra da uluslararası alandaki çalışmalarına devam ettiğini aktararak, "Genel Müdür olduktan sonra Rusya Bolşoy, Berlin Deutsche Welle, Viyana State Opera, İtalya Palermo Massimo Tiyatrosu ile Arena di Verona olmak üzere 5 büyük operada temsil yaptım. Yani dünyadaki kariyerime aynı şekilde devam ediyorum. Eksik olmasın Kültür ve Turizm Bakanlığı bu konuda bana her türlü kolaylığı sağlıyor. 21. yüzyılda yaşıyoruz. Artık Avrupa'ya uçakla gidip, Avrupa'dan geri dönmek 2 saat. Bir temsil için gidebileceğim yerler 2 saat yani. Doğru vizyonu belirledikten ve doğru insanlarla çalıştıktan sonra ikisini bir arada yapabiliyorsunuz. Daha yorucu ancak çok rahat yapılıyor, işte görüyorsunuz. Arena di Verona'da söyledim ve gururumuz olacak bir festivali geride bıraktık. Demek ki yapmak istediğimiz zaman gayet güzel yapıyoruz." diye konuştu.

"Anadolu'nun bin yıllar öncesine giden çok zengin bir kültürü var"

Yeni Türk operası markasını ortaya çıkarmak hedefinde olduğunun altını çizen Karahan, iki gün önce Puccini'nin Turandot eserini yorumladığını kaydederek, şu bilgileri verdi:

"Pucciniler, Verdiler, Rossiniler, Donizettiler, Belliniler, Mozartlar, Wagnerler, Çaykovskiler, yazılabilecek her şeyi yazmış. O melodik yapı içerisinde ne yapsanız tekrara giriyorsunuz. Ama Türkiye, Anadolu toprakları tarihinden gelen çok ciddi bir melodik zenginliğe sahip. İşte bizim esas ana damarımız orası. Anadolu'nun çok zengin bir kültürü var. Çünkü çok ciddi bir tarih barındırıyor bünyesinde. Bin yıllar öncesine gidiyor. Sonra Osmanlı Devleti var. Çok ciddi tarihi zenginlik ve çeşitlilik var Anadolu topraklarında. Bu, ister istemez kültürel anlamda, melodik yapıya da yansıyor. O yüzden melodik çeşitlilik ve zenginlik oluşmuş. İşte bu bizim ana kaynağımız olacak. Biz Avrupa'da ve dünyada olmayan bu melodik zenginlik, çeşitlilik içerisinde, uluslararası formlarda eserler ortaya koyup Avrupa'ya Türk operasını tanıtmalıyız."

Karahan, en büyük hedeflerinden birinin 'Münir Operası' olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Münir Nurettin Selçuk'un hayatını anlatan bir opera. Münir Nurettin Selçuk, Paris Konservatuvarı'ndan mezun olmuş, klasik Batı eğitimi almış bir tenordur. Öyle bir opera düşünün ki Münir Nurettin'i anlatacak. Operanın ortasında 'Kalamış' olacak ve 'Dönülmez Akşamın Ufkundayız' eseriyle bitecek. Çalışmaları başladı."

"Yeni AKM, dünya opera şampiyonlar ligine kesin girecek"

Atatürk Kültür Merkezi yerine yapılacak opera binasıyla İstanbul'un çok önemli bir sahneye kavuşacağını vurgulayan Karahan, çok mutlu olduğunu ve muazzam bir proje olacağını dile getirdi.

Murat Karahan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile karşılıklı fikir teatisinde bulunduklarını kaydederek, şunları söyledi:

"Yeni AKM'de sahnenin boyutlarında, sahnenin aynı ölçülerinde ve orkestra çukurlu bir prova salonumuz olacak. Bu bizim işimizi inanılmaz kolaylaştıracak bir şey. İlk projede yoktu. Bizim ricamız üzerine eklendi. Bir örneğini Bolşoy'da görmüştüm. Son ana kadar, her şeyi yapabiliyorsunuz orada. Sahneyi zapt etmenize gerek yok yani. Sahne boşta kalıyor ve siz o prova salonunda temsilin tamamını gerçekleştirebiliyorsunuz. Bunun gibi birçok dileğimiz, temennimiz oldu. Eksik olmasınlar ellerinden geldikçe bizim taleplerimize cevap verdiler ve şu anda da büyük bir heyecanla bekliyoruz. Gerçekten muazzam bir salon olacak. Bence dünya opera şampiyonlar ligine kesin girecek bu bina. O kalitede bir bina olacak akustiği ve teknik özellikleriyle. O yüzden büyük bir heyecanla bekliyoruz. Marka değeri haline getirmek için zaten, bu çok önemli."

Türk halkının operayı çok sevdiğine vurgu yapan Karahan, "Bunu bakın iddia ediyorum. Bunun her zaman arkasında durabilirim. Hatta demografik bir araştırma yapabiliriz bu konuda. Dünyadaki en genç opera izleyicisi Türkiye'de. Avrupa'ya veya dünyanın herhangi bir yerine gidin, 50 yaş ve üzeridir opera izleyicisi. Çok az genç görürsünüz. Buraya gelin bakın. Ankara'daki temsillere bakın, lise, üniversite öğrencileri gelir. Bir de bizim seyirci çeşitliliğimiz çok güzel. Çalışan kesim, memur, doktor, ev hanımı, başı açık ya da başı kapalı var. Çok geniş bir kitleye hitap ediyoruz. Bu çok önemli. Belli bir kitleye değil, çok geniş bir kitleye hitap ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Karahan, Bodrum, Aspendos ve Efes'te gerçekleştirilecek olan festivallerde dünya çapında ünlü opera eserlerinin ve toplulukların sahne alacaklarını sözlerine ekledi.